Kayıtlar

Yaşam etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Anadolu Hisarı: Parmaklıklar

Resim
Sıcak bir Temmuz günü , Anadoluhisarı dere kenarında bir kafede oturmuş dereden geçen yatları tekneleri izlerken düşünüyorum. Eski Hisarlıyız 70'lerde gelmişiz. Çocukken şimdi çayırda, şakağımız zonklayana  yüzümüz kıpkırmızı olana kadar top oynardık. Çayıra yemyeşil çimlere kaldırımdan adım atıp girebilirdin. Şimdi artık her yer parmaklıklar, tel çitlerin arkasında Hisar'da.       Çayırdan çık koşarak A.Hisarı kulüp binasının yanından geç her yer sarı yeşil kulüp renkleri caddeye bakan yerleri çiçekler olan çay bahçesi orayı biraz geç tüm Hisarlıların yaz gecelerinde maaile izlediği minyatür kale futbol turnuvalarının düzenlendiği basketbol sahası, her zaman açık dilediğinde git basketbol oyna, orda birinci ligde oynayan basketçilerle bile tanışmıştım, hemen yanında boylu boyunca kulübün antreman sahası. Biraz ilerde köprüyü geç , ister hemen sağdan aşağıya doğru kıvrıl ister parkın içinden geçip çık ister ister postanenin yanından gi...

Aynı Yerde Fazla Kalma-Casa e mente- non muro.

Resim
“Aynı yerde fazla kalma” ifadesi, ilk duyulduğunda bir kaçış çağrısı gibi algılanabilir. Sürekli gitmeyi, yer değiştirmeyi ya da hiçbir yere bağlanmamayı öğütlüyormuş hissi verir. Oysa bu cümle, adreslerden çok daha derin bir yere işaret eder. Burada kastedilen yer, çoğu zaman bir mekân değil; bir düşünce biçimi, bir alışkanlık, bir hâl’dir. Casa El Mente, yani “zihnin evi” kavramı, insanın yaşadığı alanla düşündüğü alanın birbirinden kopuk olmadığını söyler. Duvarlarla bölünmüş evler gibi, katı kabullerle bölünmüş zihinler de zamanla nefessiz kalır. Bu yüzden sadeleşen mekânlar, sadece göze değil, zihne de ferahlık verir. Non-muro felsefesi bu noktada devreye girer. “Duvar yok” demek, yalnızca açık plan bir ev anlayışı değildir. Aynı zamanda hayatı keskin çizgilerle ayırmamayı, içerisiyle dışarısı, eskiyle yeni arasında sert sınırlar koymamayı anlatır. Çünkü insanı en çok yoran şey, çoğu zaman görünmeyen duv...